“VERİLEN HER SÖZÜN MALİYETİ VAR” - Ak Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık : Ak Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık

“VERİLEN HER SÖZÜN MALİYETİ VAR”

Mayıs 17, 2015  

Başkent Kulisi

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yerli otomobil üretimiyle ilgili, 2020’den önce Türk markasını dünya yollarına çıkarmayı hedeflediklerini belirterek, “TÜBİTAK’ın öncülüğünde bu çalışmayı yürütüyoruz” dedi.

Bakan Işık, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Seçim vaatleriyle ilgili soruya Işık, muhalefetin iktidar olma gibi bir derdinin de ihtimalinin de olmadığını, bu nedenle her şeyi çözeceklerini iddia ettiklerini söyledi. Işık, “Ayakkabısı çözülenin bile ‘ayakkabısını bağlayacağız’ noktasına geldiler. Kim ne derse ‘tamam onu da yapacağız’ diyorlar ama her verilen sözün bir maliyeti var” ifadelerini kullandı. Ülkenin ekonomik istikrarında 3 noktanın çok önemli olduğuna dikkati çeken Işık, şunları kaydetti:

“Bunlardan birincisi kamu borcu. Türkiye 2001’de kamu borcu dolayısıyla çok sıkıntılar yaşadı. Bu kamu borcunun makul seviyede tutulması ülkelerin makro ekonomik dengeleri açısından önemli. Şu anda Türkiye kamu borcunu yüzde 30’lara getirdi. Bu alanda bir riskin oluşmaması noktasında çok ciddi gayret gösterdi.

İkincisi mali disiplin. Türkiye mali disiplini elinden kaçırdığı sürece ne vergi gelirlerinde ne de ekonomik büyümede istikrar yakalayamaz. AK Parti’nin şu anda kamu borcu ve mali disiplin noktasında çok hassasiyeti var. Eğer bu noktada hassasiyet göstermezsek ülkenin yarın tekrar IMF programına muhtaç olması kaçınılmaz.

Üçüncüsü de cari açık gibi ödemeler dengesi. Bunları bu şekilde vatandaşa anlatmıyoruz ama oradaki insanımızın daha rahat anlayacağı kelimelerle bunu anlatıyoruz. Gittiğimiz yerlerde, kalkarken ‘yok kardeşim siz bu işi yapamıyorsunuz’ denmiyor. Ne olur gayret gösterelim, ülkeyi namerde muhtaç etmeyelim ama bizim sorunlarımızın çözümü için de daha fazla gayret gösterelim’ noktasında buluşuyoruz. Ülkeyi tekrar IMF programlarına mahkum etmek, bu ülkenin geleceğini tekrar ipotek altına almak demektir. Biz kendi kaynaklarımızla ülkenin refahını artırarak bütün bu sorunları çözmenin gayreti içindeyiz. Bunun içinde kaynaklar oluşturuldukça problemler çözülecek ama önce kaynağı oluşturup sonra problemi çözmek durumundayız.”

AK Parti’nin bu seçimde özellikle ekonomik büyümeyi vadettiğini ifade eden Işık, büyümenin devam etmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye’nin üretimi ve niteliğini artırması gerektiğini dile getiren Işık, “Bunları yapmadan başka hiçbir şey vadedemezsiniz. Eğer Türkiye’de üretim niteliğini artırmaz ve teknolojik dönüşümü sağlamazsanız o zaman diğer vadettiğiniz hiçbir alan sadece kanuni düzenlemeler dışında, yani ekonomik kaynak getirmeyen düzenlemeler dışında ayağı yere oturan vaatler olmaz” dedi.

 Yerli otomobil üretimi

Yerli otomobil üretimiyle ilgili soruya Işık, dünyanın nereye gittiğini, sektörün ne durumda olduğunu iyi bilmeden sadece sloganla bu işin olmayacağını söyledi. Yerli otomobille ilgili çok yoğun bir çalışma yürüttüklerini ifade eden Işık, burada belirledikleri alanın, menzili artırılmış elektrikli araçlar olduğunu kaydetti.

Elektrikli araçlarla günlük 2 veya 3 liralık elektrikle 1 ay rahatlıkla dolaşabileceğini anlatan Işık, şunları kaydetti:

“Yani aylık 100 liralık maliyetle rahatlıkla dolaşabileceksiniz. Şehir dışına gideceğiniz zaman da her benzinliğe rahatlıkla gideceksiniz. Bataryanız zayıfladığı zaman jeneratör otomatik devreye girecek ve bataryanızı besleyecek, elektrik motorunuzu çalıştıracak. İçten yanmalı motorla rekabet etmemiz çok zor ama ‘bu alan dünyada yeni geliştiği için bu alandan otomobil sektörüne girme ihtimalimiz var’ diye hesap ettik. Menzili uzatılmış elektrikli aracı, hayata geçirmek için birinci fazı tamamlamak üzereyiz. O zaman ‘babayiğitler buyursun’ diyeceğiz ve onlarla üretim noktasını görüşmeye başlayacağız. ‘Biz de yapmak istiyoruz’ diyenler var, fakat fazı bitirmeden etabı bitirip babayiğitlere çağrı yapmak istiyoruz. Asıl hedefimiz 2020’den önce Türk markasını dünya yollarına çıkarmak TÜBİTAK’ın öncülüğünde bu çalışmayı yürütüyoruz.”

 TÜBİTAK’taki personel değişimi

TÜBİTAK’daki personel değişimiyle ilgili soruya Işık, projelerini geciktirecek bir zaaf olmadığını, TÜBİTAK’ta çok hızlı bir şekilde değişim yaptıklarını söyledi.

“Bizim adamımız olsun’ diye çok yetersiz adamları almışlar” diyen Işık, bunların yerine kalifiye eleman alınca işlerin hızlandığını ifade etti. Şu anda 1,5 yıl öncesine göre daha güçlü bir TÜBİTAK bulunduğunu vurgulayan Işık, “Dediğim gibi ‘bizim yapıdan olsun, bizim cemaatten olsun’ mantığıyla açıköğretim mezunu araştırmacı almışlar. Şimdi kimseyi küçümsemek istemem asla öyle bir kastım yok ama açıköğretim mezunun yapacağı iş bellidir, araştırma yapamaz, sosyoloğu getirip mühendislik araştırması yapamazsınız” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Işık, telefon dinlemeleriyle ilgili ise bir örgüt yapısı olmadan kriptolu telefonların eski halinin bile dinlenmesinin mümkün olmadığını ifade etti.

TÜBİTAK, TİB, Emniyet ve yargıda konuşlanmış bir yapının, dinlemeleri yapabileceğinin tespit edildiğini bildiren Işık, “Biz şimdi incelemeyi ve soruşturmayı yaptık. Elde ettiğimiz belgeleri, bulguları savcılığa intikal ettirdik. Ondan sonrası bizim işimiz değil, bu örgütle bağlantısı olanları TÜBİTAK’tan ayırdık. Bunlar maşa olarak kullanıldı” ifadelerini kullandı.