Işık TBMM'de Milli Eğitim Bakanlığı Bütçesi Üzerine Konuştu - Ak Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık : Ak Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık

Işık TBMM’de Milli Eğitim Bakanlığı Bütçesi Üzerine Konuştu

Aralık 22, 2010  

FİKRİ IŞIK TBMM’DE SERTER VE İNCE’YE CEVAP VERDİ

Ak Parti Kocaeli Milletvekili milli eğitim komisyonu üyesi Fikri Işık TBMM’de Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2011 bütçesi üzerinde Ak Parti grubu adına yaptığı konuşmada Eğitim için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadıklarını söyleyerek CHP adına konuşan İstanbul milletvekili Nur Serter ve grup başkan vekili Muharrem İnce’ye cevap verdi.

CHP’Lİ SERTER ESKİ KATSAYI UYGULAMASINI SAVUNDU

CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter yaptığı konuşmada eski katsayı uygulamasını savundu Katsayının azaltılması ile eskiye göre daha çok İmam Hatip Lisesi mezunun üniversiteye girmesini eleştirerek “Bunun meslek liselerinin önünü açmayacağını, sadece imam-hatip liselerinin önünü açacağını” daha önce de söylemiştik dedi. Chp grup başkan vekili Muharrem İnce ise konuşmasında andımızı değiştirip okuyarak “Varlığım Recep Tayyip Erdoğan’ın varlığına armağan olsun” şeklinde Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve Başbakan Erdoğan’a eleştiriler getirdi. Hükümetin eğitim politikalarını eleştirdi.

CHP grubu adına yapılan konuşmalardan sonra Kocaeli Milletvekili milli eğitim komisyonu üyesi Fikri Işık Ak Parti grubu adına söz alarak Serter ve İnce’ye cevap verdi.

Kocaeli Milletvekili Fikri Işık’ın yaptığı konuşma:

“Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Millî Eğitim Bakanlığının 2011 yılı bütçesi üzerinde AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

IŞIK ”CUMHURİYETİN EN ÖNEMLİ İDEALLERİNDEN BİRİ EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİDİR”

Değerli arkadaşlarım, cumhuriyetin en önemli ideallerinden biri eğitimde fırsat eşitliğidir ve o cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda tüm imkânsızlıklara rağmen Anadolu’nun en ücra köşesine öğretmen göndermek için, okul yapmak için ve Anadolu’nun en ücra köşesinden bir öğrencinin zamanı geldiğinde Türkiye Büyük Millet Meclisine milletvekili olarak gelebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadık ve bu ideal devam etti.

28 ŞUBAT’TA ANADOLU İNSANIN ÖNÜ KESİLDİ

Ta ki birtakım olağanüstü müdahalelerin sonucunda Anadolu çocuklarının önünü kesme girişimlerine kadar yani daha açıkça söylemek gerekirse 28 Şubat sürecine kadar. 28 Şubat sürecinde bakıldı ki Anadolu’nun en ücra köşesinden kalkan çocuklar okuyorlar, mühendis oluyorlar, doktor oluyorlar, avukat oluyorlar, prestijli meslek sahibi olup, gelip ülkenin yönetiminde ben de varım diyorlar. “Ee, bu işin bir önünü kesmek lazım.” dendi ve bir katsayı ucubesi bu milletin önüne getirildi. Bu, kesinlikle ideolojiktir ve Anadolu’nun yükselişinin engellenmesiydi ama sıkıntılı bir süreçten sonra milletimiz gerekli düzeltmeyi yaptı ve 28 Şubatın tüm aktörlerine gereken dersi verdi ve onları tasfiye etti. Ve bugüne geldiğimiz zaman, evet, bugün artık kat sayı adaletsizliği bir nebze de olsa ortadan kalktı.

KATSAYI NİTELİKLİ ELEMAN YETİŞMESİNİ ENGELLEDİ

Bakın, değerli arkadaşlar, ben Kocaeli milletvekiliyim, sanayinin âdeta kalbinden geliyorum. Bu kat sayı adaletsizliğinin bu ülkeye çıkardığı faturayı tahmin dahi edemeyiz. Kriz öncesinde ve bugün sanayi bir taraftan “Yandım Allah!” diye nitelikli eleman ararken, diğer tarafta gençlerimiz sokakta işsiz kalıyor.

Sebebi ne? Siz, meslek lisesi elektrik bölümünden mezun olan bir delikanlıya “Sen elektrik mühendisi olamazsın kardeşim.” derseniz, onun önüne kat sayıyı getirirseniz, işte, o çocuk meslek lisesini tercih etmez.

İMAM HATİPLİLER DE BU ÜLKENİN ONURLU, ŞEREFLİ   BİREYLERİ

Siz meslek lisesinin bilgisayar bölümünden, kimya bölümünden mezun olan bir gencimize, kızımıza veya erkek evladımıza “Sen mühendis olamazsın.” diye önüne engel koyarsanız, o çocukların meslek lisesini tercih imkânı kalmaz, ama bugün bu kat sayı adaletsizliğinin bir nebze de olsa düzeltilmiş olması, belli ki bazı insanları rahatsız etmiş.Efendim, imam hatip liselerinin başarı oranları yükselmiş. Yahu, neden… “Ya, biz özür diliyoruz, biz on yıldan daha fazla bu çocukların hakkını yemişiz, bu çocukların kazandıkları hâlde biz bazı okullara yerleşmesini engellemişiz, bu arada memleketin meslek eğitimini darmadağın etmişiz.” diye özür dilemek gerekirken, bu çocukların başarısının yükselmesini, burada “Biz ne kadar haklıydık.” diye ortaya koymak, bana göre en azından insafsızlıktır.

IŞIK”BAZILARI HALA İKNA ODALARINDAN ÇIKAMAMIŞLAR”

Değerli arkadaşlarım, imam hatip lisesinde okuyan çocukların babaları başka ülkenin vatandaşı mı? Başka ülkeye mi vergi ödüyor? Bu çocuklar başka ülkenin çocukları mı? Bu çocuklar Türkiye Cumhuriyeti’nin onurlu, şerefli birer bireyleridir. Bunların önünü kesmeye, sadece imam hatip liselerinin değil, meslek liselerinin önünü kesmeye kimsenin hakkı ve yetkisi yoktur, bu böyle bilinmeli. Ama belli ki bazı arkadaşlarımız hâlâ ikna odalarından çıkamamışlar, belli ki darbe çığırtkanlığı yapanlar hâlâ huylarından vazgeçmemişler.

Değerli arkadaşlarım, bir cümlem de şu olacak: biz Genel Başkanımıza, liderimize bağlıyız. Evet, o bizim liderimiz ama sadece bizim değil hem Türkiye’nin şu anda da dünya lideri.

KENDİNİ İSPAT ETMEK İSTEYEN GENEL BAŞKANIMIZA SATAŞIYOR

Arkadaşlar, burada ant okuyanlar kendi andını lütfen okusun. Ben size okuyayım o andı.

Evet, bir zaman “Sayın Baykal, solu sağa kaydırıyor, solun başına en büyük beladır.” diyen, daha sonra “Sayın Genel Başkanım, senin sağlığın için her gün dua ediyorum.” diyen konuma gelen, daha sonra da bir kaset skandalıyla dengeler değişince bir anda bir başka ekibin uç beyi hâline gelen ve “Genel Başkanın ne dediği önemli değil, ben bir yerlerle görüşmeden bazı şeyleri söylemedim:” diyenler bugün kendi rüştünü ispat etmek için Sayın Genel Başkanımıza ve AK PARTİ’nin değerli kadrosuna sataşma ihtiyacı hissediyorlar.

Değerli milletvekilleri, 2011 yılı bütçesinin hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum”